Tag Archives: Repository Pattern

Unit of Work Pattern

Uzundur yazılım tasarım kalıpları hakkında yazmayalı olmuştu. Bu sefer size benim de çok işime yarayan ve büyük üstan Martin Fowler tarafından bize yönlendirilen – aslında tam kaynağı konusunda tam bir fikrim yok ama Fowler’ın PoEAA1 kitabında bahsi geçmekte – bir pattern.

Bu tasarım kalıbının amacı ve uygulaması çok basit, bu yüzden projelerimde kullanmaya özen gösteriyorum, aslında basit bir sorunu gidermesine rağmen uygulama açısından çok büyük bir amaca hizmet etmekte. Sonuçta tasarım kalıbı dediğimiz şeyler de kusura bakmayın gereksiz şeyler değiller.

Nedir, Amacı, Katmanı

Çok basit bir amacı var;

Veritabanında yapılan tüm işlemlerin tek bir bağlantı üzerinden yürümesi ve bir yerde hafızada tutulması.

Farkına vardığınız gibi bu bir DAL (Data Access Layer) kalıbı. Adından da anlaşılabileceği gibi her yapılan işlemin bir işlem birimi (unit of work) olarak ele alınmasını, bunların saklanmasını ele alan sınıf. Daha sonrasında bu işlemlerin toplu olarak kaydedilmesini (Save), geri alınmasını (Rollback), ya da iptal edilmesini (Dispose) sağlamaktadır. Detaylı açıklamayı Unit of Work Design Pattern makalesinde bulabilirsiniz.

Kullanımı

Kullanımı için çoğu kaynak Repository Pattern (Depolama tasarım kalıbı) kullanılmasını önermektedir. Aksine bir repository nesnesine ihtiyacınız yoktur. Her hangi bir bağlantı için, gerekli işlemleri içeren bir Unit of Work yazılabilir. Hiç de zor değil sonuçta. Ama tam olarak nasıl yazılması gerektiğini anlatayım.

Öncelikle elinizin altında, DAL için yazılmış bir data işlemleri nesnesi olmalı. Bu Repository Pattern olur, Generic Repository Pattern olur ya da CRUD işlemlerinin toplandığı bir sınıf olabilir. Bu sınıfın temel bağlantı alan yerini, dışarıdan bir kaynaktan alacak şekilde ayarlarsanız işlemlerimiz neredeyse tamamlanmış olur. Esas kafa karıştıran noktaları özetlersek;

  • Bağlantı dışarıdan, içerideki CRUD işlemi yapan sınıfa girmeli,
  • CRUD işlemi yapan sınıf kaydetme işlemlerini anlık olarak yapmamalı, kendi içinde Commit yapacak bir fonksiyon kullanmalı ve bu fonksiyon çağırılmadan işlem yapmamalı,
  • Transaction kullanılacaksa Rollback işlemleri için gerekli fonksiyonları içermeli,
  • CRUD fonksiyonlarını içeren sınıflar birden fazla olabilirler ki olmaları her zaman tercih edilendir.

Repository Pattern ile yazılmış sınıflar otomatikman Unit of Work için uygun olduğundan bu örneklerin hepsi onun üzerinden veriliyor. Fakat elinizde yukarıda yazdığım dört özelliğe sahip bir nesneniz varsa – teorik olarak zaten bu da repository pattern kullanmanızı sağlar fakat isminde repository yazmıyor diye kabul etmeyen arkadaşlarınız olabilir, oluyor öyle – siz de gayet Unit of Work kullanabilirsiniz.

Mimarisi

Basitçe yapılacak işlemi anlatayım; Tüm data işlemi yapan sınıflarınız Unit of Work içerisinde birer property olarak tutulur. Bu propertylere aynı DB connection ya da DB Context gönderilir. Property olarak gösterdiğimiz her sınıf kendi içinde değişmiş tüm datayı saklar. Unit of Work içinde bir “Save Changes” methodu olur. Bu method çağırıldığında tüm propertyler üzerindeki Save işlemleri çağırılır. Bu sayede işlemler yapılmış olur.

Avantaj olarak konuşursak, tüm DB işlemleri için dağıtık yapılarınızı tek bir sınıfta toplarsınız, transaction için rollback fonskiyonlarını ve kaydetme için save fonksiyonlarını tek bir method içinde kullanmış olursunuz. Bu da bir üst katman olan Service Layer ya da Business Intelligance Layer üzerinde işlem yaparken kolaylık sağlar. Eğer Dependency Injection kullanıyorsanız, küçük bir modifikasyonla hemen tüm DAL katmanınızı bu yapıya uygun hale getirebilirsiniz, zira çözülmesi gereken sadece DBContext nesnenizdir ve bu işlemlerin hepsi için sadece Unit of Work sınıfını güncellemeniz yeterli olacaktır. Ayrıca bir loglama yapısı kuracaksanız bunu da Unit of Work içerisine koyabilirsiniz. Hatta ve hatta DB’niz yoksa ve sadece XML işlemler yapıyorsanız, Service katmanının istediğiniz gibi yazılmasını ve dataların proje bitene kadar XML’de saklanmasını sağlayabilirsiniz. Anlat anlat bitmez bu işlemler, örneğe geçelim isterseniz.

Örnek

Bu kısımları internetten çok beğendiğim bir kaynaktan direk yapıştırıyorum, gerçi tüm örnekler aynı internette.

//IUnitOfWork.cs
public interface IUnitOfWork : IDisposable
{
    IProductRepository ProductRepository { get; }
    IOrderRepository OrderRepository { get; }
    void Save();
    // Gerekiyorsa buraya RollBack eklenebilir...
}

//UnitOfWork.cs
public class UnitOfWork : IUnitOfWork
{
    private readonly MyDataContext _context; // En önemli yer burası!!!
    private IProductRepository productRepository;
    private IOrderRepository orderRepository;

    public UnitOfWork()
    {
        this._context = new MyDataContext();
    }

    public IProductRepository ProductRepository
    {
        get { return this.productRepository ?? (this.productRepository = new ProductRepository(_context)); }
    }

    public IOrderRepository OrderRepository
    {
        get { return this.orderRepository ?? (this.orderRepository = new OrderRepository(_context)); }
    }

    public void Save()
    {
        _context.SaveChanges();
    }

    private bool disposed = false;
    protected virtual void Dispose(bool disposing)
    {
        if (!this.disposed)
        {
            if (disposing)
            {
                _context.Dispose();
            }
        }
        this.disposed = true;
    }

    public void Dispose()
    {
        Dispose(true);
        GC.SuppressFinalize(this);
    }
}

Bu arada service katmanında kullanımına gelirsek;

IUnitOfWork _uow = new UnitOfWork();
public void SaveProduct(Product _product)
{
    _uow.ProductRepository.Add(_product);
    _uow.Save();
}

Sonuç

Bu pattern’in kullanılması bu kadar basit, daha sonrasında ister Generic Repository kullanın, ister kendi “repository” nesnenizi içeren barklı bir bağlantı türünüzü kullanın fark etmeyecektir. En önemli noktanız her zaman MyDataContext kısmı olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Bir ara Generic Repository Pattern ile bu Unit of Work’ü nasıl genişleteceğinizi de anlatacağım. Boş vaktinizi iyi değerlendirmeniz dileğiyle. Ha bu arada tabii bir de Generic Unit of Work Pattern diye bir şey de var…


  1. Patterns of Enterprise Application Architecture (Martin Fowler) 

Doğru bil(me)diklerimiz neler?

Dediğim gibi bir sürü boş vaktim olmasa da bir sürü boş işe harcadığım vaktim olduğu için bir çok gereksiz konuda yazı yazabiliyorum. Aynen bir sürü gereksiz yazılım yazmak gibi ama biraz daha farklı. Bus efer ki konu, esasta doğru bildiğimiz yanlışlar ile alakalı. Bildiğiniz gibi, yazılım üzerine çalışınca, yazılım hakkında bir çok diyaloğun da içerisinde oluyorsunuz. Bu yazının ortaya çıkmasında sebep aynı böyle bir tartışmaydı; **“Object Oriented Programming kullanmıyorsunuz!” lafından çıktı hepsi, beni suçlamayın onu suçlayın.

Ne Bil(mi)iyoruz?

Pek tabii ki yazılımcılar olarak biz her şeyi biliyoruz! Aksi ispat edilemez, edilecekse gelsin çıksın karşıma. Biz bu meslekte dirsek çürüttük, her şeyini biliyoruz tabii ki. Ne biliyoruz peki? OOP biliyoruz, Pattern biliyoruz, Nesne biliyoruz, Polimorfizm biliyoruz, her bir şeyi biliyoruz. Açıkcası bir kaç güne kadar ben de böyle diyordum ki, piyasadan bir üstadımız beni yerin yedi kat dibine sokuncaya kadar. Sonrasında kendime geldim, nefes aldım bir oh çektim falan.

Peki gerçekten bu terimlere hakim miyiz?

Konuşmanın biraz daha heyecanlandığı noktada, benim otomatikman muhalefete geçme gibi bir özelliğim olduğundan, konu genelde farklı boyutlara taşınır. Konuşmada arkadaşın yukarıda belirttiği OOP kullanmıyorsunuz, bir nefi bilmiyorsunuz lafı sonrasında, sinirler arttı benim. “OOP Nedir?” dedim arkadaşa, basitçe bana OOP tasarım kalıplarıdır dedi o da. Bir kere öyle değil bu işler. OOP dediğimiz, nesne tabanlı programlamadır. Yani nedir? Nesne olması gerekir, yani senin nesneler yaratman, basitçe bu nesneleri yönetecek katmanları yazman ve buna bağlı programlama yapmanı anlatır. Peki ben hiç tasarım kalıbı ya da güzel adıyla Design Pattern kullanmamışsam? O zaman ben hiç OOP kullanmamış mı olurum? Ekmeğe, şeklini verirken franzile şekil vermediysem ortaya çıkan ürün ekmek değil midir? Aynı mantıkta yanıtlanabilecek bir cümle.

Eğer sen nesnelerini oluşturup, katmanlarını koyduysan, SOLID mantığını biraz da olsun yakaladıysan o zaman zaten OOP yapmışsın ne mutlu sana. Pattern kullanmadıysan OOP yapmadın diye bir algı yok, olmamalıdırda. Pattern kullanmadım diyorsunuz da peki o konuda da emin misiniz?

Pattern olayı

Ya şimdi bir gerçek var, Design Patterns popüler olduğundan beri, herkes bu terimi kullanır oldu hayatında. Adı üzerinde, tasarım kalıbı bu, yani kalıplaşmış kod yapısı. Hiç kullanamadan adam akıllı kod yazmanız için çömez olmanız lazım, kullanıp adını bilmezseniz normal developersınızdır. Fakat insanlar sizden ismini ve cismini bilmenizi bekler. Yeni dünya diye bir meyva var, ismini tam olarak bilmem. Alırım, yerim. Tutup da sen bana bunu yerken, “hiç yeni dünya yememişsin, çok süper meyva” dersen, yemiş olsam bile yemedim psikolojisi oluşur üzerimde.

Kod açısından örnek verirsek, yıllarca data fonksiyonlarını yazdıktan sonra, datayı ele alan DAL yani Data Access Layer’ı yazarken nesnelere uygun tekil sınıflar yazdım. Yani bir tablo varsa, o tabloya data girişini sağlayan. DataTablosuBase.Save() ya da DataTablosuBase.Insert(DataTablosu _dataTablosu) kodlarını içeren sınıfı yazdım ve datalarımı öyle kaydettim. Şimdi yıllar sonra öğreniyorum ki bu yöntem Repository Pattern olarak ele alınıyormuş. Şimdi aynı konuşmada, arkadaş bana onu da dedi “Hiç pattern kullanmadan OOP yazılmaz”. Bu arkadaşı ilk arayan 20 kişiye postayla göndermeye karar verdim. Bildiğin bas baya kullanmışım işte.

Bu pattern’in üç temel prensibi var; Data erişiminde tek noktanın olması, Tablolarınızla alakalı tek bir sorumlu yer olması, Olası altyapı değişimlerinde sistemin minimum değişimle işlemesi. E ben bunu gayet yerine getirmişim, sadece “DataTablosuBase” yerine “DataTablosuRepository” dememişim. Ha bir de EF kullanmamışım ama o kontaya girersem çok olaylar çıkar.

Sonuç

Demem odur ki, asla bir insanla beraber adam akıllı kod yazmadan ona şunu yapmamışsın, bunu yapmamışsın demeyin. Yapmıştır, illa yapmıştır da bilmiyordur. Yapmıştırsın da bilmiyorsundur diyin. Bu sayede siz de o insandan biraz kod öğrenebilir, o insanla aranızı bozmazsınız. Dünya daha güzel bir yere gelir. Fakat konunun başında da dediğim gibi biz yazılımcılar her şeyi bildiğimiz için bu konuda burnu havada insanlarız. Arada bir kendinizden daha iyi olan insanlar tarafından alaşağı edilin de, kendinize gelin vallaha.